19 Eylül 2007 Çarşamba
Sevgili Oğlum Sonunda Kanada'ya Geldik.
İşte yıllardır rahat etmeyen içimi rahatlatmak için kalktık nerelerden nerelere geldik. Sevgili Alihanım her yerde gayet iyiydi aslında ama benim içime sinmedi, bir gün okuldan eve geldiğinde mutlu gelsin, çantasını atıp anne bugün okulda çok iyi şeyler yapıldı, ben çok mutlu oldum desin diye bekledim, ama olmadı...Günlük koşturmada kimsenin bir diğerinin içine bakacak vakti yoktu zaten. Öğretmenler yorgun, bıkkın, hiç kimse hayatın mutlu, güzel anlarını görebilmiş değil, susan yok herkes konuşuyor, senin ne hissettiğini zaten anlatsan deli derler, mış gibi davranıyorsun, iletişim kurmak için bin ışık yılı lazım, gözleriyle konuşan yok, iki çocuğun arasında bir muzip bakışma yok, neşe yok, mutluluk yok, Alihanım hep mutlu olmak istiyor oysa, vur patlasın çal oynasın ne gam ne tasa, çok değişti tabii en başta annesi bilemedi hassasiyetini fazla, hep zorladı onu tek başına bir şeyleri yapabileceğine dair, sen yaparsın, sen yaparsın hadi bakalımlarla yaşından büyük sorumluluklar verildi kendisine..Annesi çalıştı hep çok gerekliydi ya, 4 yaşlarındaydı saat akşam 7 eve döndüm uyuyor, kadına sordum ne oldu diye bilmirem abla yattı uyudu bi tek çayını istedi o kadar dedi, sarsarak uyandırdım Alihan ne oldu neyin var diye? Baksana deyip kadının yüzünü gösterdi, evet kadın yeni ve kadın çirkin, ben farketmemişim, ben öyle bakmamışım kadına, kapkara bir yüzü var kadının, yüzünü görmemek için uyudum dedi bana.... ve işte bunun gibi binlerce hikaye...Sonunda bir okul buldum bu tam Alihanıma göre dedim, geldim Kanadalara....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder