21 Eylül 2007 Cuma
Tara'ya Okul Arayışımız ve Ali'nin Dönüşü
Alihan gidince ev birden sessizleşti, zaten başka türlüsünü beklemek tuhaf olurdu evimizi dolduran Alihan eminim eski okulunda da yokluğu hissediliyordur... Neyse Tara'yı verdiğimiz daycare'den hem çok kalabalık olduğundan hem de yerler halı, oyun oynama alanı beton vb. nedenlerden çok memnun olmadığımızdan ikinci bir yer bakıyorduk. Alihanın okulunda da bir yuva var aslında ancak saat 09:30 dan saat 12:00 ye kadar ve bu sene sadece haftada 2 günlük de yer vardı, daycare'ler çalışan anneler için ideal saat 07:00 - 07:30 gibi açılıyor akşam saat 17:30 - 18:00'e kadar devam ediyor. Ancak tabii bunların tümünde yer bulmak oldukça zor.. Geçenlerde evin aşağısındaki su parkında çoluk çocuk oynarken bir hanımla tanıştım oğlu 2,5 yaşında ve bize çok yakın bir yuvaya gidiyormuş mutlaka gidip görmemi tavsiye etti, web sitesini buldum yazıştım randevu aldım ve gittim.... Sonuçta yuva olan yer sadece bir evin alt katı ve 8 adet çocuk var.. Son derece sakin arkada yeşil bir bahçe ağaçlar içinde mükemmel bir atmosfer..Taruş tabii hemen bayıldı, genellikle tahta oyuncaklar, renkli bezler, bez bebekler, kumaşlar, boyalar mevcut, plastik oyuncaklar mesela Waldorf'da hiç yok bu yuvanın sahibi oradan da biraz etkilenmiş ancak kendi hepsinden bir parça içinde barındırıyor felsefe olarak anladığım kadarıyla... Taruş dönerken yolda uyuya kaldı, arabasında Lynn Valley Mall'a kadar gelip içeride alışveriş bile yaptım uyanmadı, akşam Alihansız bir geceden sonra bugün Cuma büyük gün Alihan kamptan dönecek sabah kalktık babamızla SKYPE den konuşup yuvaya doğru yola çıktık. Taruş artık alıştı beni almaya erken gel olur mu deyip ayrılıyor. Öğrendiği ilk kelimeler Yes, No, Yours, Good Morning ve See you ama tabii bunları avaz avaza söylüyor neyse onu bırakıp kendime Bc sınırlarında araba kullanabilmek için ehliyet sınavına girmeden önce pratik yapmamı sağlayacak bir okul aradım, iki tane firma işaretlemiştim internetten ikisi de hemen hemen 40 yıllık firmalar ancak ilki korkunç pis ve düzensizdi sorularıma cevap veren kız bilgisiz ve yeniydi sanırım, ikinci gittiğimi beğendim ve oradan kendime toplam 6 ders için rezervasyon yaptırdım, yaşasın günlerim artık dolmaya başlıyor yemek yapmak, bulaşık ve çamaşır çocukların okulu dışında da yapacak bir eyler olacak. Hatta eve gelip ajanda bile oluşturdum. Çarşamba sabahları Alihanın okulunda Christmas Fair için el işleri yapıyor olacağım tabii bir müslümanın bunları yapıyor olması ayrıca takdire şayandır sanırım, ama ben eğlence ve sosyalleşme olarak bakıyorum çok keyifli geçeceğine de şimdiden eminim, Alihanın okulu bu tarz sosyal aktiviteler, danslar, paneller açısından çok zengin neredeyse 10 günde bir düzenlenen bir şeyler var gitmemek akılsızlık olur. Perşembe günü de Michaelmas dedikleri bir kutlama etkinlikleri var ona da gidiyorum... Bunun dışında zaten Çarşamba öğleden sonraları çello dersi için yine maaile çello öğretmenine gidiyoruz. Bir de en mühimi indigo ve kristal çocuklar tanışma grubu var yine internetten buldum bu pazar alihanı da alıp gidiyorum, bakalım nasıl bir toplulukla karşılaşacağım. Ayrıca mavi yeşil su yosunundan aldım özellikle hiperaktivite, konsantrasyon bozukluğu, stres depresyon, kendini halsiz enerjisiz hissetme durumları için tavsiye edilen bir mineraldi, hayret Londsdale deki vitamin dükkanındakiler bilmezken bizim alışveriş merkezindeki vitamin dükkanındaki kadın pıt diye buldu, Alihan kampa gittiği gün ben de aldım bir adet ve kutuyu Ali'ye verdim yanında götürsün diye, umarım faydasını görürüz.. Ben faydası olduğuna inanıyorum. Ancak tabii sıvı formunu bulabilsek daha iyi olurdu enteresan ama burada sıvı formunun ABD'den Kanada'ya geçişine izin vermiyorlarmış artık, ilaç firmaları bu mineral işe yaradığından eczacıların canları sıkılmış ve şikayet etmişler gelişini durdurmuşlar, ama gidip Oregon'dan alıp bir iki şişe getirmenin tabii bir sakıcası yoktur diyorlar neyse ne yapalım bir müddet kapsülleri kullanırız. Bugün Alihan öğlen gibi döndü, çok mutlu neler neler yapmışlar yağmurda sırt çantası elimizde çek çekli bavulumuz eve kadar günde kaç tane yürüyüş yaptıkları, sabahları çadırda ilk kimlerin osuruğu ile uyandıkları, kamp ateşinde ormanda buldukları sopalara geçirdikleri marshmellow, hotdog ları nasıl yapıp yedikleri, efendim arkadaşlarından hoşlandıkları hoşlanmadıkları, aynı şekilde büyüklerden hoşlandıkları hoşlanmadıkları vb. vb. Öğretmeninin söylediği tek şey çok enerjik bir çocuğum olduğu ve bu kampta çok şey öğrendiği onun adına mutlu olduğuydu... Aman ne güzel Aliyle 3 gün geçirdiler ama herkes mutlu... Bavulları ve çantamızı eve bıraktığımız gibi aynen Taruş'u okuldan almaya gittik tabii otobüse binip 20 dk. lık yol, aliyi görünce çok sevindi, dönüşte herkes dışarıda güzel bir yemeği haketmişti, babamız gittiğinden beri ilk yemeğimizin keyfini alışveriş merkezindeki Oshin Japon lokantasında suşi ve teriyaki soslu tavuklarımızı yiyerek çıkarttık, üstüne de Purdy's den birer dondurma ve eve dönüş muhteşem oldu tabii....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder